Geceleyin, karanlıkta ve mümkünse tek başınızayken okuyunuz…

YERALTI GÜNCESİ Bölüm 15:Son Perde

“…Odanın dibinde, tıpkı benimki gibi eve çıkan bir merdiven ve merdivenin tepesinde de bir kapak vardı. Eli ayağı doğru düzgün tutmayan bir kadının evine girmeye korkuyordum şu an….”

Gittikçe bana yaklaştığını hissediyordum, kesinlikle varlığından haberdar etmek istiyordu beni. Fakat gözlerimi açmamakta ısrarcıydım. Hırıltının şiddeti arttı ve omuz hizamdan tutup sallamaya başladı beni. Aklımı yitirmem için her şart mevcuttu artık. Fakat yine de o an çekip gitse, belki kendimi bunun, dinlediğim o kötü hikayeyle ilgisi olabilecek bir halüsinasyon olduğu konusunda telkin edebilirdim. Fakat gitmedi, sallamaya devam etti. Yazının devamını oku »

Reklamlar

YERALTI GÜNCESİ Bölüm 14:Deliler Evi

“…Hava sıcaktı ama elim ayağım buz kesmişti. Moralim bozulmuştu, yaşanmış mıydı gerçekten bunlar? Tamam Bahtiyar Dayı’nın da aklı tam başında değildi ama bu kadar da uyduruyor olabilir miydi? Hava kararmıştı, bu düşünceler içinde eve döndüm. Fakat her şey yeterince kötüleşmemiş demek ki daha da boktan şeyler oldu…”

Güzel ve güneşli bir gün Derya, Resul Bey ve ben, Bahtiyar Dayı dedikleri tatlı ihtiyarı, İzmit Çınarlı Camii’nin kıraathanesinde bulmuştuk. Derya yanında ses kayıt cihazı getirmiş, onu çalıştırıp masaya koydu adamın yanına oturduğumuzda. “Ondan bende de vardı, pili aktı içine, bozuldu…” dedi Dayı. Çay söyledik, çayları getiren garsona “Bu İsmet’in oğlu değil mi? Şehit düşmemiş miydi o askerde?” dedi beni göstererek. Adamın kafa gidikti. Yazının devamını oku »

YERALTI GÜNCESİ Bölüm 13:Foto Necati

“…Açtık arşivini, bir daha bulduk görüntüleri, o da şaştı kaldı, hatta başka zamanlarda çekilen görüntüler de bulduk, birileri durmadan dolaşıyormuş aşağıda, çıplak gözle göremediğimiz adamların meskeniymiş evlerimizin altı…”

Birkaç saat sonra Resul Bey de bize katıldı. Neredeyse öğleni bulmuştu saat, adı Necati olan bu fotoğrafçı adam da korkusunu üzerinden atamamıştı henüz, fakat biraz daha toparlamıştı. Yemek filan söyledik, iyice kendine gelmeye başladı. Önce, bizim oradaki varlığımızdan da tedirgin oluyordu muhtemelen ama artık çayları da içince, çözüldü. Yazının devamını oku »

YERALTI GÜNCESİ Bölüm 12:Görünmeyen Figüranlar

“…Korktum bir an. Ne olduğunu sordum. Sabah gelip dükkanı açtığında bu manzarayla karşılaşmış bizim Derya, korkup geri kaçmış hemen, bir iki seslenmiş sonra adama, adam hiç tepki vermemiş…”

İkinci açtığımız film de ilkinden farklı değildi. Bir çok mide bulandırıcı görüntüyle karşılaştık. Ben Türkiye’deki porno sektörünü Şahin K. abimizin ayakta tuttuğunu sanıyorken, kendi yaşadığım şehirde, hatta evimin birkaç mahalle ötesinde, marjinalliğin dibine vuruluyormuş da haberim yokmuş. Sadece içerik olarak değil, gerçek anlamıyla da underground olan bu filmlerin varlığını duymuştum, ancak bunun Amerika’da yapıldığını ve şehir efsanesi tadında anlatıldığını biliyordum yalnızca. Fakat şimdi önümde ciddi bir seri vardı ve ilerleyen filmlerde her türlü içeriğe rastladım. Asıl tüyler ürpertici olanlar sonlarda çıktı gerçi karşımıza… Yazının devamını oku »

YERALTI GÜNCESİ Bölüm 11:Snuff Filmler Kuşağı

“…Klasör içinde klasör çıktı karşımıza. Aradığımızı bulmamız saatler sürdü, akşam olmuştu…”

Arkadaşlar, oturup bütün yazdıklarımı baştan okudum, sonra da kaba bir hesap yaptım, birkaç bölüm sonra bitecek muhtemelen bu seri, lakin geldiğimiz noktada henüz hala ortaya çıkmış, sizi de işin içine dahil edip, tahmin yaptıracak kadar fazla ipucu yok. O yüzden kartlarımı daha açık oynayacağım bundan böyle. Yazının devamını oku »

YERALTI GÜNCESİ Bölüm 10:Tüneldeki adamlar

“…Bir gece, yine tuhaf seslerle uykum bölünmüştü. Ancak bu kez sesler evin altından değil, üstünden geliyordu. Gözüm karanlığa alıştığında, penceremin önünde bir karartı olduğunu fark ettim…”

Şu fotoğrafçı tarafından bize bırakılan cd’yi izledikten sonra epeyce bir süre kendime gelemedim. Daha önce de söylediğim gibi her konuda mantık arayan bir yapım vardır ve ucundan kıyısından prodüksiyon işlerinin de içindeyim. O yüzden, bu görüntülerdeki adamların oraya sonradan yerleştirildiğine dair bir kıllanma yaşadım. Lakin bunu inceleyecek uzmanlıkta da değilim ve görüntüler fake bile olsa asla bir amatörün elinden çıkmadığı belliydi. Zaten bir insan, neden böyle bir işle uğraşsındı ki? Yazının devamını oku »

YERALTI GÜNCESİ Bölüm 9:Stüdyo

“…Zaten hemen kenarda duran, parçalanmış bir somya da, burada bulunan bir yatakta, kanlı işlerin yapıldığını kanıtladı bize…”

Hassan Sabbah hayranı, sapkın bir şeyhin cemaatine mürid olup, işin gizemini çözdükten sonra oradan ayrılmak saçma bir şekilde kolay oldu. Polise haber verip bu adamları yakalatmanın akla yatkın yol olduğunu bildiğimi bildiğinden, Resul Bey, sessiz kalmam karşılığında, kiramı ödemeyi üstlendi. “Burada ne yaptığınızı biliyoruz” yazan bir notu, bu esrar tarlasına bırakmamız, kısa süre içerisinde, tünel çıkışına bir duvar örüp, kendi alanlarını gizlemelerini sağladı. Fakat yine de tamamen vazgeçmek yerine, bir klima taktırıp, sistemi sürdürdüklerini tahmin ediyorduk. Yazının devamını oku »

YERALTI GÜNCESİ Bölüm 8:Sera

“…Şu gizemli ışığın kaynağını keşfetmek için çıktığımız ilk yolculukta Resul Bey ile yalnızdım. Tünele olan korkum azaldığı için daha rahat hareket edebiliyordum fakat ikimizde de müthiş bir merak duygusu vardı oraya giderken…”

Gözlerimi açtığımda, yeniden yukarıdaki, tövbe ettiğim odadaydım. Başımda bizim berberin kalfası da dahil üç beş kişi toplanmıştı. İçerideyken artık ne olduysa bayılmışım. Ne olduğunu sordular. Pek az şeyi hatırlıyordum. Sanırım şeyhleri gülümseyerek, yüzümü okşamaya başladı. Ondan sonra baş dönmem iyice artmıştı ve gerisini hatırlamıyordum. Meğer bu müjdeymiş, tövbem kabul olmuş, hepsi hayırlı olsun dileklerini ilettiler, haftaya zikre de davetli olduğumu söylediler. Yazının devamını oku »

YERALTI GÜNCESİ Bölüm 7:Dergah

“…Derken yıllardır gittiğim berberin yanında çalışan kalfanın sık sık sohbetlere ve derneğe girip çıktığını öğrendim ve mümkünse artık hayat tarzımı değiştirmek istediğimi, bu konuda bana yardımcı olup olamayacağı sorusunu yönelttim kendisine…”

Resul Bey ile birlikte çıktığımız son keşif turunda, tünelde gördüğüm ışığa ulaşmış ve kaynağının ne olduğunu bulmuştuk. Daha sonra anlatacağım bunu. Şimdilik o ışığın beni sürüklediği yerden devam etmek istiyorum… Yazının devamını oku »

YERALTI GÜNCESİ Bölüm 6:Röntgenci

“…Yan odaya geçip, kapağı ortaya çıkardığımda, hepsinin yüzündeki o şok olmuş ifadeyi görmek bana yetmişti aslında ama içlerinde hemen buraya göz atmak isteyenler vardı ki bu da bazılarının benden daha cesur olduğunu ortaya koyuyordu…

Üzerinden iki yıl geçtiği için yaşananları anımsamakta biraz güçlük çekiyorum. O yüzden hatırladığım önemli detayları öne çıkaracağım.

Farenin ağzında gördüğüm cismin kulak olup olmadığına emin değildim açıkçası, uyku sersemi olduğum için algılayamamış olabilirdim. Fakat, bir takım seslerin geldiği şüphesizdi. Yazının devamını oku »